ferhat göçer nöbetlerimi tutuyorum

Posted on Mayıs 11, 2008.

Nöbetimi tutuyorum ameliyatları azalttım

 
 
 
 
Nöbetimi tutuyorum ameliyatları azalttım Ferhat Göçer’le röportajımızın ikinci bölümü daha da sert ama içten geçti.Göçer, Haydar Paşa Numune Hastanesi’ndeki görevini ihmal ettiği iddiasıyla açılan soruşturma hakkında şu önemli açıklamayı yaptı: “Asılsız yere suçlandım ama sonunda aklandım. Hastanedeki görevimi aksatmadan devam ediyorum. Ayda dört kez nöbetimi tutuyorum, ameliyatlarımı azalttım.” Peki sanatçı olarak iyi para kazanan Göçer niye doktorluğa devam ediyor? Sorunun cevabı bu röportajda….

Son dönemde size karşı basında negatif duyguların arttığını düşünüyor musunuz?- Sektöre birden bire bomba gibi düşüyorsunuz. İlk iki albümünüz 350-400 bin satıyor. İnternetin, korsan CD’lerin olmadığı eskinin rakamına göre bu 2-3 milyona tekabül ediyor. Bu noktada bir direnç oluşmasını ben doğal karşılıyorum. Bu durumu bir kabul süreci olarak görüyorum ve bu dönemin eninde sonunda değişeceğine inanıyorum. Ancak halkta bana karşı negatif duyguların beslendiğini düşünmüyorum. Eğer öyle bir durum olsaydı albümlerim 400 bin satmazdı, konserlerim full çekmezdi. Televizyonda program yapmıyor olurdum. Ortada bir terslik var. Ya birileri kamuoyunu yanıltıyor ya da yanıltmaya çalışıyor. Ekibimle, hastanedeki iş arkadaşlarımla her şey çok iyi gidiyor. Çocuklarımla da ilişkilerim çok iyi. 10 yıldır aynı ekiple çalışıyorum, beş yıldır aynı mekana çıkıyorum. Bir insan özel hayatında sorunlu olup da iş hayatında her şeyi bu kadar düzgün götürebilir mi? Demek ki, bazı algı yanılmaları olabilir.

Mesela ben Kayahan hakkında yaptığınız açıklamayı doğru buldum. Niye savunmaya geçme duygusu hissetiniz ki?- Siz doğru buluyor olabilirsiniz. Bu masada oturup her şeyi konuşabiliriz ama sözlerinizin kamuoyuna mál olacak bir gazetede yayınlanacaksa çok dikkat etmelisiniz. Birisi “Doğru söylüyor” der, diğeri çıkar “Bu adamın yeni albümü çıkıyor reklam yapıyor” der. Dolayısıyla benim pozisyonumdaki bir sanatçının yaptığı açıklamalarda daha nazik ve dikkatli olması gerekiyor.

 

Bazen hiç tribünlere oynuyor gibi hissediyor musunuz kendinizi? - Tribünden kastınız nedir?

 

Her zaman iş yapmış bir formül olan: Efendi insan profili çizme gibi…- Hayat iniş ve çıkışların bir bileşkesidir. Bazı tecrübesizliklerim vardı ve bugün geldiğim noktada geçmişteki hatalarımın verdiği olgunlukla konuşuyorum. Eğer bunu tribüne konuşmak olarak algılıyorsanız o sizin düşüncenizdir.

 

Size “Ferhat sen daha yenisin, Tarkan’a, Kayahan’a laf atma” dendi. Bence onlar laf atma değildi, eleştiri yapmıştınız. - Bence ilk söylediğiniz daha doğru. Şu an oturduğunuz yerde ben olsam aynı şeyleri söylerdim. Ancak siz de benim yerimde olsanız aynı şeyleri söylerdiniz. Konum değiştiğinde farklı bakış açıları oluşuyor. Çünkü o söylediğiniz şeyler için “Bu benim şahsi fikirlerimdir ben polemik yapmıyorum” diyemezsiniz. Kimse bunu böyle algılamıyor.

 

14 SENEMİ VERDİM HEKİMLİĞİ NİYE BIRAKAYIM Kİ

Haydar Paşa Numune Hastanesi’nde hekim olarak görevinizi ihmal ettiğiniz iddiasıyla hakkınızda açılan soruşturma sonuçlandı mı?- Bir değil birçok soruşturma açıldı. Bu konuyla ilgili herkesin gerçeği bilme vakti geldi. 1985-86 tıp fakültesi girişliyim. Altı sene tıp okudum, iki sene mecburi hizmet yaptım. Arkasından 1993-94 yılında Haydar Paşa Numune Hastanesi’ne başladım. Yani 14 senedir Haydar Paşa Numune Hastanesi’ndeyim. Herhangi bir şekilde bir görev ihmali söz konusu olsaydı şu anda o hastanede çalışıyor olmazdım.

 

Niye bu soruşturmalar açıldı. Birisi “Bu adam her gece bir yerde konser veriyor nasıl doktorluk yapar?” deyip şikayet mi etti?- Galiba öyle oldu. Ama ne oldu soruşturmadan bir şey çıkmadı. Her gün hastaneme gidiyorum, ayda dört kez nöbete kalıyorum, hiçbir şekilde görevimi aksatmadan hekimliğime devam ediyorum. Tabii ki, eskisi gibi yoğun değilim, ameliyat sayılarım düştü. Ama görevimi aksatma diye bir şey söz konusu değil. İmza portföylerim her ay direk Sağlık Müdürlüğü’nün eline gidiyor. Görevimi aksatmam söz konusu olsa hemen işime son verilir. Bir ara her gün şikayet ediliyordum. Mesela ayın 12’sinde nöbetçiyim bir işim çıkıyor ve ben de nöbet günümü değiştiriyorum. Ama bu durumdan haberi olmayan birisi bakıyor “A Ferhat Göçer nöbet tutmamış” deyip Sağlık Müdürlüğü’ne hemen şikayet dilekçesi yazıyor. Yani durum bu. Hep asıl yere suçlandım ama sonunda aklandım.

 

Genel cerrahide hangi ameliyatlara giriyorsunuz?- Acil trafik kazası, kanser ameliyatları, apandisiten mide operasyonlarınıza aklınıza ne geliyorsa…

/_np/6275/5526275.jpg

Yoğun bir gece programınız var, bu kadar yükün altından nasıl kalkıyorsunuz? - Ne kadar çok sorumluluk alırsanız o kadar çok sorumluluk altına girersiniz. Ameliyat sayılarımı düşürdüm. Sadece acil nöbetlerimde gelen vakalarda ameliyata giriyorum. Eğer görevimi aksatırsam, herhangi bir şekilde bir insanın sağlığıyla oynarsam hemen köprüden aşağı atlarım. Sonuçta ben  14 senelik hekimim, ne yaptığımı çok iyi biliyorum.

 

Sanatçısınız iyi para kazanıyorsunuz. Neden hekimliğe devam ediyorsunuz?- Çünkü hekimlik ruhumu besliyor. Kariyer çok görecelidir. Bugün çok iyi bir yerdesinizdir ancak yaptığınız bir-iki hatayla bir anda her şeyi kaybedebilirsiniz. Sanatçılık inişli çıkışlı bir iştir. Yaptığınız bir iş her zaman en son iştir. Yaptığınız en son işle anılırsınız hep. Hekimliğe 14 yılımı verdim, neden bırakayım. Nöbetimi tuttuğumda, hasta muayene ettiğimde benden mutlusu yok. 14 yıl boyunca doktor olarak yaşadıklarım bana hiçbir kimsenin veremeyeceği gücü verdi.

 

Yani doktorluğu bırakmayarak kendinizi garantiye alıyorsunuz…- Garantiye alma hoş bir tabir olmaz güç alma var bence. Ne olursa olsun ben bir doktorum. “Ferhat nasıl doktorluk yapar” dedikleri günlerde bile hastanemde huzur buldum. Doktorluk çok kutsal bir meslek, bu kadar yıl emek verdiğim bir işi bırakamam.

 

En büyük çılgınlığınız?- Hekimlik ve müzik kariyerimi bir arada yapma kararım.

 

Son Aşkım şarkısını kimin için yazdı

Sezen Aksu ikinci albümünüze de parça vermişti değil mi?- Evet, ikinci albüme de üç parça vermişti. Sezen Aksu ile harika bir iletişimimiz var. Son albümün oluşumundan onun fikirlerinden çok yararlandık. İlk iki albümde kabul görmüş bir başarı vardı. Başarıdaki etmenleri koruyarak üstüne bir şeyler ekledik, daha olgun bir albüm ortaya çıktı. Cihan Okan’ın da vokaldeki katkısıyla daha yumuşak bir okuma tekniği geliştirmeye çalıştım. Benim içime sinen bir albüm oldu. Hayranlarımı fazlasıyla tatmin edecek bir albüm yaptığımızı söyleyebilirim.

 

Albümde sizin için özel olan bir şarkı var mı?- Evet var. “Son Aşkım” şarkısı.

Son aşkınız için mi bestelediniz?- Benim özelime ait sözler var o şarkıda. Son dönemde yaşadıklarımı dile getirdim. Evet, orada son aşkım da var, son dönemde yaşadıklarım da.

 

Çok fazla düet yaptığınızı düşünüyor musunuz?- Konserleri saymazsak iki düetim var. Uluslararası yıldızlarla düet yapmak kadar hoş bir şey yok diye düşünüyorum.

 

Son soru: Siz gazeteci olsaydınız Ferhat Göçer’e ne sorardınız?Bunları sorardım, bu kadar yüklenirdim. Şimdiye kadar kariyerimde yaptığım en zor röportajdı.

 

Bir gazeteci olarak bunu teşekkür kabul ediyorum. Gerçekten çok içten, cesur açıklamalardı.

 

kaynak: hürriyet.com.tr

Make a Comment

Make A Comment: ( None so far )

blockquote and a tags work here.

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...